23.02.2009

New York mu!!! Yoook tabi ki Paris.....


Gri ama gipgri bir pazar sabahina uyandik Paris te! Oyle griydi ki yarim saate kalmadan gun batacakmis hissi uyandiriyordu insanda! Ama ne diyelim alistik biz nazli kizin kaprislerine, yuzunu karartmasina, her dokunusta gozyaslarini akitmasina...


Ciktik aksamuzeri, biraz kipirdanalim da kanimiz hareketlensin dedik. Evimizin yakinlarindan Seine Nehri boyunca once bisikletle dolastik sonra yuruyus yaptik nazli kizin damarinda olan bir kucuk adacikta, L'île du Cygne de . Yari yil tatilinde kayak tatiline kacamayip da Paris te kalan parisliler sokaklara dokulmustu yani bir kismi en azindan canim! Maksat temiz hava almak degil mi ne de olsa! Gordum ki agaclar filizlerini vermek uzere tomurcuklanmislardi. Ne guzel bir haberdi bu, baharin cok yakinlarda oldugunu ve sicaklikla olmasa da yesilliklerle CEEE diyecegini biliyor olmak.



Bu kucuk adacik parcasinda su New York un Ozgurluk Aniti nin kucuk kopyasi var. Amerikada yasayan parisliler hediye etmis aniti. Amerika dakinin ic kolonlari ise, Eiffel kulesinin muhendisi tarafindan yapilmis.

Yuruyusumuzu cok sevdigim bir koprude Pont de Bir Hakeim de sonlandirdik. Gunbatmis isiklar isildamaya baslamisti, hele ki Eiffel, Paris kizinin parlayan taci gibiydi....

14.02.2009


Herkese iyi aksamlar.

Kucuk bir Paris turu yapip ortamin nabzini tutalim dedik bugun Alexle. Valla kendimi Turkiye de hissettim desem yalan olmaz cunku caddelerde ellerinde tek gulle dolasan birsuru cift gorduk:) Biz de su unlu 'Baiser de Hôtel de Ville (Belediye Opucugu)' fotografinin versiyonlarinin yapildigi belediye binasinin onunden gectik deeeeeeee utangaclik edip bir tane de kendimiz icin cektiremedik o kadar kalabaligi gorunce!!

Seneye insallah diyoruz ve adetin yerini bulmasi adina gecikmeli de olsa hepinize sevdiklerinizle olacaginiz nice Sevgililer Gunu diliyorum.

12.02.2009

Komsuluk

Komsulugun nekadar onemi vardir kadinlarda!! Hele benim gibi aile, arkadaslik ve mahalle anlayisi genis bir insan icin cok cok onemli! Ilk Paris e yerlestigimde esimle iddaya girmistim bir seneye kalmadan binamizdan komsularimiz gelir gider olacak bak gor diye!! Bilememisim ki yabanci ellerde insanlar kendi kabuklarinda yasarlar, yaygin degildir kapi calip 'tuzumuz bitmis sizden alabilir miyim' demeler. Yoktur cunku ulkemdeki yakinliklar, dostluklar, sicak merhabalar, hosgeldinler... Cok guveniyordum kulturumuzun sicakliginin verecegi isiga! Tabi ki kaybetmistim ilk yil sonunda komsuluktan yana iddami! Goruyordum ki sadece bonjour, bonsoir lar havada gel git yapiyor... o kadar... Bazi gunlerde, konusma istegime nezaket gosterenler olmadi degil ama sadece asansorde asili kaldi diyaloglar! Kesmistim umidimi....
Tamam bu kadar demogoji yeter, simdi gunes dogdu fikrime cunku iki gun once ilk defa bir komsu bana kahveye geldi!!!! Bir degil ama uc yil sonunda da olsa....
Annem yaslarinda komsum ki beni taniyanlar bilir ne cok severim kendimden buyuk hanimlarla dostluk etmeyi, paylasmayi, tavsiyelerini almayi, ayni etkinlik cercevesinde aktivitelere yapiyormusuz da kurstan cikip ayni binaya girince anladik komsu oldugumuzu:)
Bir iki selam, sabah, calismalarimizi degerlendirme derken, kendimizi turk kahvesi hopurdetirken bulduk gecen gun. Hatta gitmeyi planladigim spor salonuna gidiyormus kendisi, dusunsenize ne buyuk bir destek olucak bana tekrar spora baslamak icin. Uye oldugu sanat konferanslarinin yapildigi gruba katilacagim, falan filan... Keyifli olacagini dusunuyorum ahbapligimizin.
Hayatima hosgeldi yeni komsum, guzel gunlere dilegim...