19.07.2009

Tatillllllllllllllllllllll /Bientot les vacances

Cok calistim/tik, yoruldum/duk ve tatili hakettim/tik..........
Gunes kizi gunese gidiyor:)

18.04.2009

Saint Michel Tepesi Kuzey Bretangne/ Le Mont-Saint-Michel Bretagne Nord/Saint-Malo/Cancale

Pasakalya bayramiydi geçen hafta, bizler için de tatil firsati. Uzun zamandir Saint Michel Tepesini gormeyi istiyorduk. Bu bolge daha dogrusu bu liman med-cezirleriyle unlu. Inanilasi gibi degil ama deniz maximum 23 km ye kadar çekilip tekrar geri gelebiliyor! Sabahin 6 sinda uyandik ki ayin en gozle gorulur med-cezirini yakalayabilelim... Yakaladik da!













Kucuk dip notlar eklemek isterim: Mesela hizli bir ritmle yumurtalari cirpan adama bakin. O kadar isinin erbabi ki inanilmasi guc! Burasi La Table de la Mère Poulard isminde Le Mont Saint Michel tepesinin girisinde yer alan cok eski bir restorantin mutfagi. Omletleri ile meshur bir gastronomi restoranti ve bir omlet menusu 30 Euros dan basliyor!! Eh gerisini siz dusunun!






17.04.2009

Ilkbahar geldiiii/Le printemps est arrivé

Gecen cumartesi gunesli havayi firsat bilip attik kendimizi disarlara. Nasil kalabalikti tum caddeler, sokaklar, yesilin oldugu heryer. Bisiklet turu yapanlar, kopeklerini gezdirenler ki cimlerde dolasan kopeklere uyuz olur oldum ( kaka dolu oluyor oturabilecegimiz heryer), bebeklerini cocuklarini alip sereserpe uzanip keyif yapan ciftler, arkadaslar, sevgililer,.... Ehh biz de kucuk bir bisiklet turundan sonra, yemeklerimizle aldik solugu Luxembourg Parkinda, serildik çimlere. Keyifle gecirdik birkac saatimizi civil civil insan kalabaligi icerisinde...

Il faisait tellement beau samedi dernier et bien évidement nous avons en profité. Les gens faisaient du vélo, se promenaient avec leurs chiens, se reposaient avec leurs bébés et leurs enfants sur les herbes,... Nous avons fait aussi du vélo et sommes allés au Jardin de Luxembourg. Ca s'est super passé notre après-midi avec plein soleil.

10.04.2009

Kucuk Melek Paz / Petite Ange Paz








Hediye fikri ile baslayip kucuk satislara donusen bebek ve cocuk tsirtlerim.
Devami geliyor......
Commencer avec une idée de cadeau mais devenir une petite vente.

23.02.2009

New York mu!!! Yoook tabi ki Paris.....


Gri ama gipgri bir pazar sabahina uyandik Paris te! Oyle griydi ki yarim saate kalmadan gun batacakmis hissi uyandiriyordu insanda! Ama ne diyelim alistik biz nazli kizin kaprislerine, yuzunu karartmasina, her dokunusta gozyaslarini akitmasina...


Ciktik aksamuzeri, biraz kipirdanalim da kanimiz hareketlensin dedik. Evimizin yakinlarindan Seine Nehri boyunca once bisikletle dolastik sonra yuruyus yaptik nazli kizin damarinda olan bir kucuk adacikta, L'île du Cygne de . Yari yil tatilinde kayak tatiline kacamayip da Paris te kalan parisliler sokaklara dokulmustu yani bir kismi en azindan canim! Maksat temiz hava almak degil mi ne de olsa! Gordum ki agaclar filizlerini vermek uzere tomurcuklanmislardi. Ne guzel bir haberdi bu, baharin cok yakinlarda oldugunu ve sicaklikla olmasa da yesilliklerle CEEE diyecegini biliyor olmak.



Bu kucuk adacik parcasinda su New York un Ozgurluk Aniti nin kucuk kopyasi var. Amerikada yasayan parisliler hediye etmis aniti. Amerika dakinin ic kolonlari ise, Eiffel kulesinin muhendisi tarafindan yapilmis.

Yuruyusumuzu cok sevdigim bir koprude Pont de Bir Hakeim de sonlandirdik. Gunbatmis isiklar isildamaya baslamisti, hele ki Eiffel, Paris kizinin parlayan taci gibiydi....

14.02.2009


Herkese iyi aksamlar.

Kucuk bir Paris turu yapip ortamin nabzini tutalim dedik bugun Alexle. Valla kendimi Turkiye de hissettim desem yalan olmaz cunku caddelerde ellerinde tek gulle dolasan birsuru cift gorduk:) Biz de su unlu 'Baiser de Hôtel de Ville (Belediye Opucugu)' fotografinin versiyonlarinin yapildigi belediye binasinin onunden gectik deeeeeeee utangaclik edip bir tane de kendimiz icin cektiremedik o kadar kalabaligi gorunce!!

Seneye insallah diyoruz ve adetin yerini bulmasi adina gecikmeli de olsa hepinize sevdiklerinizle olacaginiz nice Sevgililer Gunu diliyorum.

12.02.2009

Komsuluk

Komsulugun nekadar onemi vardir kadinlarda!! Hele benim gibi aile, arkadaslik ve mahalle anlayisi genis bir insan icin cok cok onemli! Ilk Paris e yerlestigimde esimle iddaya girmistim bir seneye kalmadan binamizdan komsularimiz gelir gider olacak bak gor diye!! Bilememisim ki yabanci ellerde insanlar kendi kabuklarinda yasarlar, yaygin degildir kapi calip 'tuzumuz bitmis sizden alabilir miyim' demeler. Yoktur cunku ulkemdeki yakinliklar, dostluklar, sicak merhabalar, hosgeldinler... Cok guveniyordum kulturumuzun sicakliginin verecegi isiga! Tabi ki kaybetmistim ilk yil sonunda komsuluktan yana iddami! Goruyordum ki sadece bonjour, bonsoir lar havada gel git yapiyor... o kadar... Bazi gunlerde, konusma istegime nezaket gosterenler olmadi degil ama sadece asansorde asili kaldi diyaloglar! Kesmistim umidimi....
Tamam bu kadar demogoji yeter, simdi gunes dogdu fikrime cunku iki gun once ilk defa bir komsu bana kahveye geldi!!!! Bir degil ama uc yil sonunda da olsa....
Annem yaslarinda komsum ki beni taniyanlar bilir ne cok severim kendimden buyuk hanimlarla dostluk etmeyi, paylasmayi, tavsiyelerini almayi, ayni etkinlik cercevesinde aktivitelere yapiyormusuz da kurstan cikip ayni binaya girince anladik komsu oldugumuzu:)
Bir iki selam, sabah, calismalarimizi degerlendirme derken, kendimizi turk kahvesi hopurdetirken bulduk gecen gun. Hatta gitmeyi planladigim spor salonuna gidiyormus kendisi, dusunsenize ne buyuk bir destek olucak bana tekrar spora baslamak icin. Uye oldugu sanat konferanslarinin yapildigi gruba katilacagim, falan filan... Keyifli olacagini dusunuyorum ahbapligimizin.
Hayatima hosgeldi yeni komsum, guzel gunlere dilegim...

1.01.2009

Tasarimci arkadaslarimin ilgilerini cekecegini dusundugum fotograflar yaptim Lyon da.

Lyon, ipekli kumaslari ile Avrupa nin tekstil merkezi olmayi yuzyillar boyu basarmis bir sehir. Tabi oncesi var yani ipegi ilk bulan topluluk Cin halki! Uzun seneler, Avrupa tekstilcileri çinlilerin dokudugu kumaslara hayrinlik beslemisler ama sirrini bir turlu çozememisler ancak bir gun bir rahip Cin e bir seyahat yapmis din amaçli ve ayni zaman da gizlice teknigi ogrenip Italya ve Fransa ya getirmeyi basarmis.


Ipek dokuma merkezi olarak uzun yillar kullanilan ancak gunumuzde muzelestirilmis bir atolye gezdim. Simdilerde sadece Fransa saraylari icin siparis alan ve eski tekniklerin unutulmamasi adina acik tutulan bir atolye...

Arkadaslar, kendimi universite yillarimda cozgu cekerken, desenleri milimetrik kagitlara gecirirken buldum biran! Eminim seveceksiniz....